Seda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.20.2009

20 Eylül 2009 - İyi Bayram Tabi

Dua vardı ya hani, sana küfür ederken söylemiştim de sen hatırlattın bu gece, bak onu bile tazeleyip unuttum ben. .del uzantılarını bile sildim. İstersen yine, Matrix'i bile izlerim söz. Sex and The City'i övmemeye çalışarak. Bu kez harlayarak harcamam da önce hatırlat bana derim. Bildir ki bileyim.

Biliyorsun, hep dedim, sen bildirirsen sorun olmaz asla diye. Senden öğreneyim her şeyi istedim. Bunu hala istiyorum. Hep isteyeceğim.

Ama geçen süreç, hani bi' deneme süreciydi belki de. Kartlar dışında hiçbir şey bilmeden başladık biz, malum. Nikahta keramet vardır misali, başladıktan sonra yolda öğrendim ve Tanrı da sen de biliyorsun ki bundan mızmızlandım, baştan bilsem böyle olmazdı dedim.

Zaten başındayız, bunu yeni görüyorum.

Görüyorum.

Her gece yatağa gittiğimde görüyorum seni. Olsan da orada olmasan da.

Tatlı bir rüya mısın yoksa güzel bir kabus mu bilmesem de uyanmam ki ben, yanımda televizyon bile izleseler. Sadece, bi' kere, küçükken, deprem uyandırmıştı beni, o kadar sıkı sarsma yeter. Yine de hafif salınımlar, ufak devinimler güzel.

Duygusal çalkantılı günler hep sisli günlerde yaşanır ki hatırlandıklarında gerçek değilmiş gibi gelsinler.

Gelsinler de boya kalemlerimi görsünler. Çünkü artık mavi değil de kırmızı yaptığım resimler. Senin kırmızın kadar kırmızı değil bu, uçuk çilek kırmızısı. Sen de bu olacaksın. Böyle olmuş, olduğundan yumuşamış, şerbetini toplamış çilek kırmızısı.

İşte bu yüzden, tam da şu anda, biri ışıkları açsın, ayakkabı koyulan odada, eşyalar değil de müzikle dekore edilmiş odada, penceresi açıkken uyuyamadığım odada, ve uyuyanlar var diye ışığı açmana izin vermediğim odada, birileri ışığı açsın da karanlıktan aydınlağa geçerken, bi' an, beni maskesiz yakala da gör. Aslında o kadar iyi değilim.

Ben sadece geride bırakmayı bildim hep. Senin için yanlış olsa da bana göre korunaklıca bitirdim işlerimi, kaldırdım raflara tek tek. Tabi bu sırada her sayfada, ki bu basamak da oldu zamanında, bir şeyler öğrendim. Ve affola, senin öğrendiklerini de sorguladım.

Sahi, affedebilecek misin beni? Desen de affedilecek bi' şey yok sen pür-ü paksın, biliyorum ki beni affetmeye ihtiyacımız var.

Seni aylarca odana kapatanlar beni dışarılara ittiler zamanında. Dost kucaklarına sürüklediler ki o kucaklar hep meme doluydular. Saolsunlar bugün de yalnız bırakmadılar.

Bak, senin arkadaşlarından bile dost edindim ben. Hadi silkin de kendine gel. İyileş. İyileşelim. Bunu okuduğunda, bi mesaj at bana.

Bu bir kavşaktı, döndük ama hayallerimiz sürüyor, gör. Artık gerçekliğimizdeyiz, hoşgeldik. Duvar yumruklamak yerine sevelim, olmaz? Benim için üzgün hissetmiyor olamazsın.

Burnumu sokuyor oldum. Burnuk vardı, ama sen Fantastik Canavarlar Nelerdir? Nerelerde Bulunurlar?'ı okumadın. Burnuğun olabilirim. Parıltılı eşyalar ve altınlar getiririm. Ve eğer sen kendin anlatırsan, bulmama izin vermeden bana, saklamazsan kendine hem daha kolay biz oluruz, burnumu sokmuş olmam, hiç böyle düşündün mü?

Ve her buluşumda, her fark edişimde, her yakalayışımda, inan 'Evreka' diye bağırmak gelmiyor içimden. Bir deha, bir kaşif gibi hissettirmiyor. Aksine... Aptal, enayi, küçük ve değersiz hissediyorum. Zarar veren, 'kayışları' koparan bu.

Sözüne inanırım, haydi zıpla. =)

Kanatlarımızı gerip uçarız hem artık. Senin hızınla baş edebilirim gibi geliyor. 'Manyak mıyız biz?' demeden o salıncaklarda sallanırım. Güvenmiyormuş gibi yapmak zorunda da kalmam.

New Generation bi' şey bi' şey modeli BİZ olabiliriz.

Vapura bineriz, kartvizit uzatırlar. Benim şortumu takarlar kafalarına, sonra sen arkalarından izmarit fırlatırsın.

Yenilenirsek, neler olmaz...

Bayram bile iyi olur.

Müslüman bayramı, ben Ortodoks sen deist, tüm gayrimüslimler için kutlu olur.

8.25.2009

24 Ağustos - Long Weekend


Arkadaşlarımla olmayı seviyorum. Dahası Lost'u da seviyorum! İşte İstanbul'da özlenecek bir şey daha...

Bu haftasonu resmi geçit gibiydi ve yapmak istediğim şeylerin başında gelen görüşmelerin pek çoğu yapıldı.

Derya'yı, Özge'yi, Yıldırım'ı, Emre'yi, Seda'yı, Ayşe'yi Gökhan'ı, Mert'i, Zeynep'i gördüm ve Oytun buradaydı.

Gitmeden göreceğim kişiler ve yapacağım işler var tabi hala.

İki belki üç çok değerli öğretmen var görmem gereken ve hazırlanmam gereken bir de sınav.

Dayım da gelecek haftasonu. Sanırım onu da bir gün kadar görebileceğim.

Bugün ise, ani bir kararla izin almak zorunda kaldım çünkü valilik, noter vs. angaryalarının artık yapılması gerekiyordu. İlk kez, gerçekten, gidişimin yaklaştığını hissettim.

Noterdeki kız bi' kaç mühür için yirmi liramı aldı ve 'Vali'de Edip Adıvar'ın üniversiteye yerleşen öğrencilere bir sefere özel verdiği para yardımının kaldırıldığını öğrendim.

Ama yine de bankada hesap açma kısmı bir sorun çıkarmadı.

Bakalım daha neler olacak?..

Dahası adı Oktay Vural olan bir MHP mensubunun Star Haber bülteninde yaptığı bir 'Merhaba ben yeni bir boğazı patlayana kadar konuşup karşısındakini dinlemeyen bir televizyona demeç verebilenim' gösterisini izledim bu akşam. Normalde Star Tv izlediğimden değil ama zapping dedikleri bu işte. Neyse... Bulabilirseniz izleyin o videoyu. Muhabirin telefonu kapatış kısmı baya hoş.

Hadi iyi geceler.