Şimdi efendim bi aksilik olmazsa - mesela anneme sormadım bile henüz - 28 Ekim günü gündüz otobüse binmek süretiyle İzmir'e gelmeyi planlıyorum. 29 Ekim töreninde okulumda olacağım ki lise hayatım boyunca Cumhuriyet Bayramı'na katılmadığım düşünülürse bu tarihi bir an. 30 Ekim'de de sabahın ayazında 163 beklemek burnumda buram buram tüttüğünden 'Buca Anadolu Lisesi'nden fake-kaçış yapmayı planlıyorum. Zeynep bu programlarda olacak. Derya, Baldan ve Tuğba'ya yürekten kucak dolusu seslerle çığırıyorum ki onlar da katılsınlar lütfen. İsteyen başka insanlar da gelebilir ama mümkünse dış kapının dış mandalı olan kişiler çok dahil olmasınlar da biz bize olalım. Biz dediğim şey hani. Özledim kızlarımı yahu. Bunun dışında 30 Ekim dahilinde Gökhan, Emre ve Mert'i görmeyi yürekten arzuluyorum, biline. Yine 30 Ekim akşamı Bergama'ya geçip Tugay'ı görmek gibi bir de isteğim var. Bu 31 Ekim'de olabilir. Her şekilde 1 Kasım sabahı Bergama'dan İstanbul'a hareket edeceğim.
Bu sırada şüphesiz Arzu Ablamı göreceğim. Anneannemler, teyzemler ve halamlar bu bünyede acaip özlendiler. Otobüsten inince yerler ıslak olmazsa toprağı bile öpeceğim yani. Geliyorum işte.
Annem izin verir umarım.
Herkesi çok özledim.
Tuğba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tuğba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10.14.2009
8.19.2009
19.08.09 - Eski Defterleri Açmak

Tuğba ve Murat yeni aylarını kutlamakla meşgulken bir başka arkadaşımın daha farklı ve ciddi bir sorunu var.
Önce Tuğba ve Murat tebriğini geçelim ( geçtik ) sonra ( şimdi ) ciddi soruna başlarız ( başlıyoruz ).
Adını vermeyeceğim bir arkadaşım - adını vermediğim için hayali olduğu ya da daha fenası o arkadaşın ben olduğu gibi düşünceler oluşmasın, arkadaşımın mahremiyetini koruyorum - karşı karşıya gelinecek en zor sorulardan birini yanıtlamak zorunda kaldı bir kaç on dakika önce.
Eski sevgilisi 'Yarın buluşalım mı?' diye sordu...
Eski sevgiliyle buluşmak, buluşma nasıl giderse gitsin, depresif bir etki bırakır insanın üstünde. Çünkü:
Eğer iyiyse, o eski sevgilinizdir ve tekrar görüşme ihtimaliniz azdır. Özleminiz tazelenir, yara kabuğunuz yolunur açılan yaraya itinayla tuz ruhu dökülür.
Eğer kötüyse, eski sevgilinizle vakit geçirmişsinizdir.
Ha eğer çok çok iyiyse ve eski sevgiliniz 'ex'ten 'next'e transfer olursa, bi' kere ayrıldığınız bir insandan muhtemelen tekrar ayrılacağınız için işin yonunda tekrar depresiflik yatar.
Tabi bunlar genellemeler ve istisnaları bolca vardır eminim.
Yine de düşünmeden edemiyorum. Yıllarca giymeyeceğimiz giyisileri saklayıp sevmediğimiz kitapları kitaplıklarımızda tutan bizler eski sevgililere neden tuvalet kağıdı muamelesi yapıyoruz?
Bir başka değişle; eski sevgiliyle dost olmanın formülü nedir?
Bazıları bunun arkadaş kalabilme meziyeti olduğunu söylüyor... Bazılarıysa votka-martini ve viski... Bence, çıplakken ne kadar seksi gözüktüğünü ve onu koruma güdüsünü unutmaya yetecek kadar zaman ve gereklilik.
Yani dünyanın bir diğer ucunda yaşayan sevgilinizle arkadaş olmak zorunda değilsiniz ama aynı okulda, sınıfta, şehirde yaşıyorsanız bu gerekebilir.
Yine de, kendi cevabım olsa da, sizin formüllerinizi de bilmek isterim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)