Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.22.2009

22.09.09 - L'arc-en-ciel


Ne diyorduk az önce, Bach'ı Bach değilmişcesine çalmak için onu tanımak... Benim örneğim de, herhangi bir yazıyı E. Şafak gibi yazabileceğim yönünde oldu. Eh şimdi deneyeceğim. M.Carey'den bi' şarkıdan alıntı yapıp E.Şafak tarzını uygulayacağım.

Bakalım ne, ne kadar olacak...

Tender love's what you're giving me and
You surpass all my fantasies and
I keep thanking the Lord above for
Blessing me with oh so much

Ben hayal kurdukça, kurulan yolumu, çıkınımı kurdu kuruşturdu. Kurularla yaşlar arasında gidip gelirken, yol üstündeyken ben, sen tüm hayallerimi alt üst ederken uzadı yol, varılmaz oldu durak. Saflık içre saflık ve bir tutam gençlikle verdin sevgini ki bunların tümü, tekmili, otuz ikisinden de fazlası ama en nihayetinde kudretleri ikiyi geçmeyenler, bir topak halinde zembille iniverdiler gökten. Rabbi insanı daha büyük neyle kutsadı bugüne dek?

Evet evet, Okur, bu tam olarak senin için yazıldı. Bakalım beğenecek misin? Ha bu arada, kim aksini iddia edebilir, tüm yazılar, tüm yazılarım şüphesiz Okur için yazıldı desem.

Hamuş: Şarkı Mariah Carey'den Yours. Öylesine seçilmedi, pek severim. Okur içindir, Okur da bilsin diye özellikle seçilmiştir.

9.02.2009

03.09.09 - De la Bülent à l'Elif


Çok alakasız evet ama daha henüz Fox Tv'de garip isimli bir magazin programının 'Şok Şok Şok' ve 'Az Sonra'ları arasında izlediğimiz kısmı Popstaralaturka'yla alakalı kısmında türbanlı bir yarışmacı, Armağan Çağlayan ve Bülent Ersoy vardı.

Bir Alman gazetesinde hakkında bir makale çıkan yarışmacıdan başlayan bir tartışmanın sonucunda Bülent Ersoy bir kaplan, bir Panter Emel edasıyla şu sözleri söyledi;

''Onlar bizi sevmiyorlar biz de onları sevmeyelim.''

Karşısında türbanlı bir bayan, bayanın hakları savunuyor Armağan Çağlayan'ı yanlış anlayarak.

Burada durun.

Habertürk, 28.08.09, Elif Şafak'ın 'Ağrı Eşiği Yüksek Kadınlar' adlı yazısı. Yazının tamamına şuradan gidiliyor ; http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=3782

Benim bu yazıya katacağım kısım ise şudur:

Eğer erkek siyasetçiler didişmeye devam edeceklerse, farklı ve yapıcı bir üslup geliştiremeyeceklerse, takılmış plak gibi aynı şeyleri tekrar edeceklerse, o zaman çekilsinler. Ekstra kotalar ve pozitif ayrımcılıkla kadınlara yol versinler.
Ve sanmasınlar ki kadın tecrübesiz. Sanmasınlar ki kadın zayıf veya nazenin ya da dirayetsiz. Onlar sıcak gündem tartışırken, bu ülkede on binlerce kadın akla hayale gelmedik zor koşullarda hayat mücadelesi veriyor, çocuk yetiştiriyor. Ağrı ve hüzün eşiği yüksek kadınlar bunlar, kolay kolay yıkılmıyorlar.

Bu arada Armağan Çağlayan bir ara Bülent Ersoy'a ''Siz bu ülkenin önder insanlarındansınız.'' dedi.

Elif Şafak da kadın politikacılara pozitif ayrımcalık yapılsın demiş. Tanrım düşünsenize Bülent Ersoy'un mecliste olduğunu... Dinlemeden eser kükrer... Olmadık yollara olmadık taşlar koyar...

Tabi çok rahat düşünebiliyorsunuz bunları. Bütün meclis, meclis dolu tabi erkeklerle, bu zihniyete sahip. Bülent Ersoy da 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur' hususunda tıpkı o erkekler gibi düşünüyor.

Yani Elif Şafak'ın önerdiği pozitif ayrımcılık, her kadına genellenecek bir şey olamaz. Bakınız hali hazırda mecliste olan kadınlar... Canan Arıtman diye bir kadın var yahu.

Sonra tabi, Bülent Ersoy gibi önü kesilemeyen bir başka önder var. Hülya Avşar.

İyice saçmalanıyor yahu.

İnsan Bahçeli ve Baykal bile daha iyi diyor. O derece.

En azından 'iş' yüzyıllardır onların tekelinde olduğundan birazcık biliyorlar ne dediklerini.